Zagoriçeni’den Kapalıçarşı’ya…

745 Okunma
 Şubat ve Mart; kadına çalışan iki ay. Birinde Valentine var, diğerinde Kadınlar Günü! Münafık ağızlar gene başlar kutlanmaları konusunda iler geri konuşmaya! Her gün sevgililer günü, her gün kadınlar, anneler günü deyip, ticar kaygılara bağlayacaklar gene kutlamaları! Sanırsın her Allahın günü erkekler, biz kadınlara hediye taşıya taşıya helak oldular! Daha bugün konu ettim br sohbette, ne ara biz bu kadar eğlenceye, sevgiye, kutlamalara, hediyelere karşı çıkan nemrut, nursuz br millet olduk?
 


                                               
 

 Yapımız bu, her kadın, ama küçük ama büyük, hediyeye bayılır! Hele hele bu bir ziynet, bu bir mücevherse… Yok mu sevmeyen ? Var elbet, ben de bekârken çeyize karşıydım! Hem de benden önce evlenen kız kardeşim, “Gel gidip bir vazo bakalım salondaki masama, bu hafta konuklarım olacak” derken, “Vazo? Ne vazosu? Gel gidip üstümüze başımıza bir şeyler alalım” diyecek kadar! Sonra ev bark sahibi olunca anladım ki insanın evi, onun cemiyetteki yeri demek, onun dünya görüşü, yüzü, zevki demek. İşte bir kadının sahip olduğu mücevherler, takıları da o hesaptır. Mücevher bir kadına en yakışan değerlerden biridir. Giyiminin tamamlayıcısı, ailesinin sosyal sınıfı, şayet kendisinin veya kocasının ailesineden kalma ise de, ne derece soylu oldugunun göstergesi!

 Bu sayıda, cemaatimizde kuyum yapanlar hepi topu üç kişiiken, bugün artık tek kalan mücevhercisi Hristo (Hriste) Mkov’u tanıtacağım size.

Makalenin devamını okumak için Mart 2019 sayımızı anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alıp okuyabilirsiniz. 

Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz