Terk Edilme Şeması ve İlişkiler

901 Okunma
 İki insanın etkileşimde olduğu bir yerde durağan bir yapıdan söz edemeyiz. Bireylerin ilişkilerinde maruz kaldıkları olumlu olumsuz her türlü tavır, davranış, duygulanım ile kişisel beklentileri konularında birbirlerine geri bildirimde bulunmaları önemlidir. Bu tutum bireylere olumlu davranışlarını devam ettirme, olumsuz davranışlarını düzeltme imkânı sağlamaktadır. Bu sebeple sağlıklı ilişkinin anahtarı sağlıklı kurulan iletişimdedir.
 Her ilişkide sorunlar olur, önemli olan bunu konuşabilmek ve sorunun üzerine birlikte giderek çözüme kavuşturmaktır. İlişkilerde iletişim doğru kurulamadığında birey, sorunları tek taraflı analiz eder. Bu analiz, kişinin kendine ve diğerlerine yönelik temel inanışlarından (şemalar) yola çıkarak yapılacağı için de objektiviteyi yansıtmayabilir. Özellikle de sağlıksız şemalar söz konusu olduğunda, sorunlar olasılıklar üzerinden yürür, ilişki sağlıklı bir temele oturmaz. Şema erken dönem kişilik gelişiminde bireyin ebeveyn tutumlarından ve psikososyal çevresiyle etkileşimden yola çıkarak geliştirdiği inanışlardır. Kendini, karşısındakini ve dünyayı algılarken kullandığı temel kılavuzlar gibi düşünülebilir. Örneğin bakım vereni tarafından sevilen, ihtiyaçları düzenli bir şekilde giderilen çocuğun bu anlamda geliştireceği temel inancı “sevilmeyi hak ediyorum” olur. Bu inancı çevresi için de genelleyecektir. Sevilmeyi hak eden birey olarak psikososyal çevresinde var olur. 
 Sağlıklı gelişen şemalar, bireyin diğerlerini ve dünyayı anlamasında işlevseldir. Ancak bir de sağlıksız şemalar vardır ki bunlardan biri de terk edilme şemasıdır. Bu şemaya sahip bireyler ilişkilerinde ne yaparlarsa yapsınlar terk edileceklerine, karşısındaki insanı bir şekilde kaybedeceklerine inanırlar. Dolayısıyla “nasıl olsa kaybedeceğim” inancıyla, ilişki kurmaktan kaçınır ya da kurduğu ilişkilerde terk edilmeye aşırı duyarlı tutumlar sergilerler. Ancak bu inançlar böyle kolay dile gelen, birey tarafından oldukça kolay fark edilen yaşantılar değildir çünkü şemalar bilince yakın değildirler, bu nedenle davranışların altında yatan bu motivasyon çok da anlaşılmaz, ilişkide tekrarlayan sorunlu davranışlar ön plandadır. Örneğin; terk edilme şeması aktif olan birey için açılmayan bir telefon araması, terk edilme sinyali olarak yorumlanabilir. Kişi yorumunun farkında olmasa da hissettiği huzursuzluk duygusunu ayarlayamamanın verdiği psikolojik denge kaybıyla, davranışlarını da farkında olmadan bu inanca göre şekillendirir. Hal böyle olunca çiftler arası iletişimin önemi burada ön plana çıkmaktadır. Bu, çiftler arasında konuşulabilir bir durum olmadıkça bu tarz yanlış yorumlamalar ilişkinin yara almasına, onarılmayan yaralar da ilişkinin bitmesine yol açabilir.
...

Makalenin devamını dijital ve basılı dergimizden okuyabilirsiniz. Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alabilirsiniz.
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz