Sesi halen yankılanan bir aktör: Bedros Baltaza

618 Okunma
 Osmanlı Azınlık Türk tiyatrosunun belki de en önemli melodram ve operet sanatçılarındandı Bedros Baltazar… Onu vazgeçilmez yapan ise Arşak Benliyan’ın kurucusu olduğu Benliyan Heyeti’nde yıllarca Leblebici Horhor Ağa operetinde Bostancıbaşı rolünü sergilemesiydi. 1947 yılında Kulis dergisinde Hagop Ayvaz’a vermiş olduğu ilk ve son röportajında “Hangi birini anlatayım sana, o kadar çok anım, o kadar çok yaşanmışlığım var ki” demişti ve kendisini Shakespeare’in Hamlet piyesinde Ofhelia’ya seslenmiş olduğu, “Gir manastıra… Neden artık dünyaya günahkâr çocuklar getirmek istiyorsun” sözcükleriyle özdeşleştirmişti. Vahram Balıkçıyan onu “Tüm hayatını sahneye adamış bir tiyatro neferi olarak” tanımlasa da o çok yalnız bir aktördü. Röportajında “Hagop, biliyor musun ben de aynı bir günahkâr gibi manastıra inzivaya çekilmiş gibiyim. Yalnızım ve tek başına…” ifadeleriyle o zamanki ruh halini tanımlıyordu. 10 Mart 1866 yılında İstanbul’un Salmatomruk semtinde dünyaya gelmiş olan Baltazar, Papaz Vartanes Baltazaryan’ın oğlu idi. İlkokul eğitimini Hasköy’de babasının sınıf öğretmeni olduğu bir dönemde almış ama davranış bozukluğu nedeniyle kısa süre sonra eğitim hayatı sonlandırılmıştı (Kulis, 1947). Bu nedenle 23 yaşına kadar çeşitli meslek dallarında çalıştıktan sonra en son Kapalıçarşı’da bir kuyumcunun yanına girmiş, esnaflığın kendisine göre olmadığını anlayınca pişman olup, kendisine çok meşakkatli bir sanat yolculuğunun haritasını çizmişti. Sahneye ilk kez Petit-Şan Tiyatrosu’nda Mağakyan’ın grubuyla çıkmıştı. Akabinde Tovmas Fasülyeciyan’ın heyetine dahil olup Türkiye’nin Anadolu ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yapılan turnelere katılmıştı. Yoğun performans gerektiren bu sahnelemelerinde ona genellikle dönemin seçkin kadın oyuncularından Knar Hanım ve Felekyan Kardeşler eşlik ediyordu (Balıkçıyan, 13 Ocak 1953). 
 “Benim tiyatro kariyerim 58 sene önce (1891) başlamıştı. O zamanlar 23 yaşında idim. Tovmas Fasülyeciyan, Mağakyan, Baronyan gibi dönemin ünlü sanatçılarıyla birlikte turneye çıkmıştık. Ancak turne başarısız geçince ailemden yardım istemiş ve İstanbul’a geri dönmüştüm. Aileme bir daha sahneye çıkmayacağıma dair söz vermiş olsam da bu sadece dokuz ay sürdü. Bir gün tesadüfen ustam Mağakyan’a rastlamış, Üsküdar’da oynanacak bir oyun için sahneye çıkmıştım.” (1947, Kulis).

...
Makalenin devamını dijital ve basılı dergimizden okuyabilirsiniz. Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alabilirsiniz.
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz