SABES’le Ermenice Podcast keyfi

529 Okunma
 Podcast hayatımıza giren bir yenilik. Önceden kaydedilmiş programları dinlemeye yönelik bir medya çeşidi. Yürürken, araba kullanırken veya evde başka işlerle uğraşırken istediğimiz anda bu kayıtları dinlemek mümkün. Birçok dilde ve konuda podcast programları bulabiliriz. Ancak SABES’i diğerlerinden ayıran, Batı Ermenice dilinde gerçekleşen ilk podcast olması. Gündelik hayatta Batı Ermenicesini kullanmayı teşvik etmek ve dile dair farkındalık geliştirmek üzere hazırlanıyor. Ayrıca sanatı da içine alarak Ermeni sanatçıları ve eserlerini tanıtırken, bu konularda merak uyardıran sohbetler gerçekleşiyor. Konukları da konusu kadar ilgi çekici. Geçtiğimiz mayıs ayından beri her ay, 1 konu, 3 konuk 20 dakikalık 3 program yanınlanıyor. Ermeniceyi en yalın şekliyle de olsa kullanabileceğimizi göstermek için bizlere ulaşıyor. Ermenice konuşma ve dinleme alışkanlığını kaybedenler için bir çeşit alıştırma niteliğini taşıyor. Uygulayıcıları ise Şara Maraşlıyan ile Sarem Külegeç Şeşetyan. Gelin kuruluş hikâyelerine ortak olalım.

Sabes Podcast’i bir süredir takip ediyorum. Güzel ve içerikli bir proje. Nasıl aklınıza geldi?
 Şara:
Geçen sene Ocak ayında sıkça podcast dinler oldum. Daha çok İngilizce ve Türkçe kişisel gelişim, başarı hikâyeleri, psikoloji ve girimşicilik üzerine programlar dinlerken, Ermenice, özellikle Batı Ermenicesi ile programlar var mı acaba diye araştırdım ve o dönemde hiç program bulamadım. Eh, madem yok, ben yapayım dedim. Ancak Ermeniceme güvenip cesaret edemiyordum. Ben yapamasam dahi bu proje bir şekilde hayata geçse keşke diye düşünürken, projeyi Sarem’e anlattım ve beraber yapmayı teklif ettim. Proje konsepti ise Sarem’e ait.
 Sarem: Şara projesinden bahsedene kadar podcast dünyasından haberim yoktu. Fikir çok güzeldi, ancak böylesi bir şeyi yapmamın zaman ve beceri olarak mümkün olmayacağını düşünüyordum. İçerik konusunda Şara’nın çeşitli fikirleri vardı. Yapacağımı düşündüğümden değil ama yapacak olursam ne yapardım diye düşününce, Ermeni sanatı ve insanların onlara dair heyecanlarını belli bir sistem içinde konuşmak isterdim dedim.

 Ortak dinlenmiş, izlenmiş yaşanmış bir ana dair insanlarla sohbet etmeyi hep sevmişimdir. “1 eser, 3 konuk” dedik. Bizi heyecanlandıran çok spesifik eserlerden yola çıktık; bir tablo, bir müzik kaydı, bir fotoğraf veya yer… Ve o eserle ilgili birbirinden farklı üç kişi ile bir sohbet serisi… Her zamanki gibi benim için içerik biçimin önüne geçti ve bu konseptin gerçekleşmesi isteğim; konuşma heyecanımı da, teknoloji yetersizliğimi de, Ermenice eksiklerimi de unutturdu. Proje başladı diyemiyorum, başlamış oldu.
...

Röportajın devamın dijital ya da basılı dergimizden okumaya devam edebilirsiniz. Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alabilirsiniz.
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz