Özgüvenli çocukların oyun bahçesi

147 Okunma

 Yetişkin olmak, sorumluluk ve bilinç gerektiriyor. İnsan sadece kendinden sorumlu olmadığını fark ettiği anda, iyi ve doğru hareket etmek için doğal bir motivasyon hissediyor. Ebeveyn veya yetişkin olarak etrafımızda sorumluluğunu aldığımız bir çocuk bulunduğu andan itibaren kendi hal ve hareketlerimize başka bir gözle bakar oluyoruz. Dışarıdan bir gözün bizi takip etmesine benzer bir hissi kendi kendimize yaşatıyoruz. «Nasıl davranırsam ne hisseder? Ne söylesem ne düşünür? Bunu şimdi söylesem daha iyi yer eder mi?» gibi sorular eşliğinde yol alıyoruz. Büyük bir çaba göstererek, doğru ve iyi alışkanlıklar edinmeye çalışıyor, yeni doğalımızı tutturmayı hedefliyoruz.
 Günümüz dünyasında bilgi hızlı, ulaşılır ve sayısız. Bu düzende kendini kaybetmemek ve kendine güven duymak çok önemli. Bu temel duygu benlik algısıyla çok ilgili ve kişinin çocukluk yıllarındaki deneyimlerine bağlı olarak özgüven seviyesi değişebiliyor. Yetişkinlerin çocuk gelişimdeki rolünü düşünerek, Psikolog Lize Bartoli, bu konuda beş temel beceri ve yöntem öneriyor. Özellikle 4-12 yaş arasındaki çocukların öz saygı ve güven kazanması için yetişkinlerin uygulayabileceği teknikler var. Bunların biri veya birkaçını farklı zamanlarda kullanmak mümkün. Her birini en az bir kez denedikten sonra daha iyi hissettiren tekniği uygulamaya devam edebiliriz.
BİLİRKİŞİYİ ÇAĞIRMAK…
  
İnsanın bilinçaltı, psikolojinin öncelikli konularından biridir. Çoğu kez yaşanan sorunlardan sorumlu tutulur. Geçmiş yaşantılar, unutulmuş anılar, aile tarihinde tekrarlanan senaryolar bilinçaltını oluşturan malzemelerdir. Bilinçaltı, çoğu kez buzdağının su yüzeyinde görünmeyen büyük, hantal, derin kısmına benzetilir ve bizler Titanic’in hikâyesini bildiğimizden beri buzdağlarını bir sorun olarak görürüz. Oysa bu koca yapı, sorun yaratmanın yanı sıra, çözüm bulmamız için de bir yapı sağlayabilir. Sandık ne kadar büyükse o kadar eşya alır. Ne kadar çok eşya olursa o kadar fazla sorunun çaresi bulunabilir. Bilinçaltı da bu şekilde yönlendirildiğinde, çözümler için bir dehlizdir. Çocuklarla bu tekniği uygularken ‘bilirkişiyi’ materyalleştirmek gerekecektir. Kendi seçtiği bir kukla, peluş hayvancıklar, bebek veya oyuncak, her sorunun çözümünü bulan veya bilen karakter olur. Sorun yaşandığında yetişkin sorunu bilirkişiye, bilirkişi de çözümü çocuğa söyler. Biz de zorlamadan ve aceleye getirmeden, çocuktan ‘bilirkişinin’ ona ne çözüm önerdiğini sorarız. Çocuklar çözümler konusunda şaşırtıcı derecede etkili, yaratıcı ve önsezili olabiliyorlar.
...

Makalenin devamını dijital ve basılı dergimizden okuyabilirsiniz. Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alabilirsiniz.
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz