Mutlu son, mutlu yaz!

137 Okunma
 Sonunda bir çılgınlık yapıp yollara koyuldum. Türkiye inatla kırmızı listede kalmaya devam ediyor, maalesef bir şey değişmedi ama benim sabrım taştı bu sefer ve şu an yazıma uçakta başlıyorum! Bir kısmını da vardıktan sonra yazacağım.
 İŞLER GÜÇLER
İş her zaman oluyor tabii ki… Eylül ortası gibi üniversiteler açılıyor Birleşik Krallık’ta. Yani tatil yapmak için Ağustos son zaman. İskoçya’da aşılama biraz yavaş ilerledi, ikinci aşıların 40 yaş altına ulaşması Ağustos başını buldu. Aşı pasaportu uygulaması için de geç kalındı, eve bir belge postalanıyor ve o belgenin gelmesi de on beş günü bulabiliyor. Hal böyle olunca herkesin planları Ağustos’un ikinci yarısına kaldı. Yüksek lisans öğrencileri de tezlerini teslim etmek üzere, sonra bize notları vermek düşecek. Öte yandan yeni dönemde yüz yüze derslerin artırılması planlanıyor, şu anda öğrenciler de bir an önce ülkelerinden gelmeye çalışıyorlar. Yeni dönemin heyecanı herkesi sarmış durumda.
 SEYAHAT
Tekrar havada olmak güzel bir duygu, uçmayı özlemişim. İnsana özgür olduğunu hissettiriyor ne de olsa. 15 derece havadan 30 derece havalara geliyorum. Hem D vitaminimiz artsın hem de biraz güneş yüzü görelim. Dönüşümün nasıl olacağı hakkında hiçbir fikrim yok, şimdilik planım biraz uzaktan çalışmak, biraz da tatil yapıp aile ve arkadaşlarla vakit geçirmek. Türkiye sarı listeye geçerse kafam rahat döneceğim, yoksa Avrupa üzerinden bir dönüş rotası bulmam gerekecek. Direkt ülkeye dönüp otel karantinası yapmayı hiç ama hiç düşünmüyorum. Hele iki aşı olup, PCR testi de negatifse.
 KAVUŞTAY (BEFORE)!
Yolculuk uzun sürdü. Havaalanına gidiş, valiz hazırlığı, eve kadar varış vs. derken uzun saatlerdir yollardayım. Maskeyle vakit geçirme kısmı daha çileli, zaman bir şekilde geçiyor yoksa... Direkt Ada’ya gitmeye çalıştığım için de daha uzun sürdü. İki saati trafikte harcayıp Beşiktaş’a ulaşmayı başardım. Uygun bir vapur olmadığı için de 1,5 saat beklemek durumunda kaldım. Çay bahçesinde soluklanır, bir çay-tost yaparım derken; bir baktım çay bahçesi kalmamış. Kocaman valizle dürümcüye sığındım, hale bak! Neyse ada vapuruna attım kendimi şimdi. Yeğenimi emeklerken bıraktım, şimdi koşar ve konuşur bir vaziyette bulacağım. Biraz heyecanlıyım açıkçası, ekranlardan konuşmak bir yere kadar tabii ki. Aileyi de görmeyeli uzun zaman oldu.
 KAVUŞTAY (AFTER)!
Vapurdan inip aileyi görmenin hissiyatı tarif edilemez. O hep var olan eksiklik duygusu bir anda yok oluyor adeta ve insan tekrar kendini tamamlanmış hissediyor. Başta bir yabancılık hissediyor insan, ne de olsa paylaşılanlar kısıtlı kalıyor uzakta olunca. Sonra bir bakmışsın her şey kaldığı yerden devam ediyor. Sırada mamayı görmek var ama birkaç gün geçsin ziyaretimi öyle yapacağım.
 Malum dikkatli olmamız gereken zamanlar ve hepimizin sağlığı başta geliyor. Arada toplantılara girip, iş yapıp; arada da yazın keyfini çıkarmak müthiş bir duygu! Hepimize iyi yazlar!
 Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alabilirsiniz.
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz