Kısa kısa: Panik Atak

973 Okunma
 Panik atak, ciddi bir bedensel hastalığa bağlı olmayan bedensel duyumların (çarpıntı, hafif bir nefes darlığı), o anda eşikte bekleyen içsel bir felaketin (kalp krizi, soluk kesilmesi, inme, felç, aklını kaybetme, delirme, kontrolü yitirme, çıldırma, sürekli şiddetli ve artan ruhsal acı yaşamak) işareti olarak katastrofik (felaketleştirme) biçimde yorumlanmasıyla ortaya çıkan yoğun bir korkudur. Bu yoğun korku var olan bedensel, zihinsel veya duygusal belirti neyse onun şiddetini artırdığı gibi, kişinin içsel felakete olan inancını da güçlendirir.
 Bedensel duyumların yanlış yorumlanmasıyla başlayan bu süreç korkuyla birbirini tetikleyen bir kısır döngüdür. Kişinin yaptığı yanlış katastrofik yoruma inancı ne kadar yüksek olursa; hissedilen kaygının yüksekliği de, bedensel duyumların çeşitliliği de o derece artmaktadır. Dolayısıyla çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilen bedensel, zihinsel ve duygusal algılar panik atağa dönüşebilen ve atağın sürmesinde önemli olan tetikleyici etkenlerdir. Normal bedensel duyumlar (örn: yorgunluk, hipoglisemi, adet döngüsü); sıradan bedensel hastalıklar (örn: grip, alerji, gastroenterit); korkutucu bir düşünce ile genel gerilimin yol açtığı kaygı ilk panik atağa yol açabilecek durumlar olabilir. Aşırı alkol alımı, fazla kahve tüketme ya da adrenerjik etkili ilaçların kullanımı da bu durumlara eklenebilir.
 Panik bozukluğun gelişimine baktığımızda panik atakların ortaya çıkması, atağı başlatan belirtilerin düşünsel olarak zararlı olarak değerlendirilmesi, belirtilere karşı duyarlaşma ve kaçınmanın gelişmesi olarak dört ana başlığa bölünebilir. Yapılan araştırmalar sonucunda panik hastalarının bedensel duyumları, panik atak geçirmeyenlere göre çok daha fazla katastrofik biçimde yorumlama eğiliminde olduğu açıkça söylenebilir. Dolayısıyla panik bozukluğu olan hastalarda bedensel duyumların katastrofik bir biçimde yanlış yorumlanmasını artıracak işlemler kaygının ve paniğin artışıyla sonuçlanır.
 Duyumlar ve bunlara eşlik eden yanlış yorumlamalara verilebilecek en yaygın örnekler aşağıdaki gibidir:
-Duyum: Kalp atışlarının hızlanması, çarpıntı / Tipik yanlış yorum: Kalp krizi geçiriyorum, kalbim duracak, ölüyorum.
-Duyum: Gerçek dışılık ve uzaklaşma / Tipik yanlış yorum: Delireceğim, aklımı kaybedeceğim.
-Duyum: Baş dönmesi, ayaklarda titreme / Tipik yanlış yorum: Bayılıyorum, düşeceğim.
-Duyum: Gerginlik, terleme, şaşkınlık / Tipik yanlış yorum: Davranışlarımı kontrol edemeyeceğim.
-Duyum: Nefes darlığı, nefes açlığı / Tipik yanlış yorum: Solunumum duracak, boğulacağım.

Panik ataklarla seyreden panik bozukluk, hastayı oldukça çaresiz hissettiren, hayatını kısıtlayarak işlevsellikte ciddi bozulmalara yol açan bir rahatsızlıktır ancak yapılandırılmış psikoterapi seansları ile tedavisi mümkündür. Psikiyatrik ya da psikolojik herhangi bir tedavi sonrası kalıcı düzelme ise tedavi sürecinde ortaya çıkan bilişsel değişikliğe bağlıdır. Yani hastanın geçmiş panik atak deneyimleriyle birlikte artan bedensel duyumlarını, katastrofik biçimde yorumlama eğilimi azaltılarak önlenebilir. Özellikle bilişsel - davranışlı terapilerde hastanın dikkati; bedensel duyumlardan çok, bedensel duyumların ortaya çıkmasıyla birlikte gelişen felaketleştirme yorumlarına olan inancının düşürülmesine ve ataklar ortaya çıkmasın diye geliştirdiği kaçınma davranışlarının ortadan kaldırılmasına çekilir. Bilişsel değişikliğin yanında davranışsal değişiklikler de tedavinin önemli bir ayağıdır.

Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alabilirsiniz.
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz