Kilise-Cami-Müze üçgeninde bir UNESCO Dünya Mirası

268 Okunma
 Danıştay’ın, 2 Temmuz’da gördüğü duruşmanın ardından, Bakanlar Kurulunun, 1934 tarihli müzeye çevrilme kararını iptal etmesiyle, Ayasofya Müzesi yeniden cami statüsüne kavuşturularak ibadete açıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredilen Ayasofya’da 86 yıl sonra cemaatle ilk namaz 24 Temmuz Cuma günü Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş tarafından kıldırıldı. Camiye iki imam ve dört müezzin atandı.
 Ayasofya’nın Diyanet İşleri Başkanlığına devredilmesine ilişkin protokole göre camideki din hizmetleri Diyanet tarafından, koruma faaliyetleri ise Kültür ve Turizm Bakanlığı eliyle yürütülecek. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ayasofya Camii’nin, yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine açık ve ücretsiz olacağının altını çizdi. Ersoy, ayrıca, Sultan Ahmet Meydanı’ndaki tapu binasının bakanlığa tahsis edildiğini, ikona ve kilise inşaları koleksiyonu, türbe eşyaları koleksiyonları gibi değerli birçok hazine mirasının orada sergileneceğini bildirdi ve “Camimizin sahip olduğu tarihi, kültürel, sosyal, manevi ve estetik değerlerin muhafazasının, taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler ve iç mevzuatımız çerçevesinde gerçekleştirileceği bir kez daha imza altına alınıyor.” bilgisini paylaştı.
 İKTİDAR KAVGALARININ ODAĞINDA
 Agia Sophia Kilisesi, Bizans İmparatoru Konstantius tarafından 360 yılında küçük bir kilise olarak inşa edildi. 404 yılında, Arcadius döneminde çıkan isyanlarda meydana gelen yangında, çatısı tamamen kül oldu. Tarih dergisi History’de yer alan bir makaleye göre, II. Theodosius’un emriyle yeniden inşa edilen kilise, yüz yıl sonra bir kez daha Nika Ayaklanması ile alevlere teslim oldu. İmparator I. Justinyen ise yanan kilisenin yerine bugün hâlâ ayakta kalmayı başarmış Agia Sophia Kilisesi’nin tasarımı için 532 yılında bilimin duayenlerinden Miletli Isidoros ve Trallesli Anthemius’u görevlendirdi. Yapımı 537 yılında tamamlanan ve 1000 yıl boyunca Bizans’ta Ortodoks Kilisesi’nin merkezi olan Agia Sophia Kilisesi, Hristiyan ibadethanesi olarak yolculuğuna başladı.
1453 yılında İstanbul’un Osmanlılar tarafından alınmasından sonra kilise, Fatih Sultan Mehmet tarafından Ayasofya Camii’ne çevrildi. İnsan figürleri o dönemde sıva ile kaplanırken bazı eserlere dokunulmadı, kapatılan bölümlere İslami motifler yerleştirildi. Kubbede İsa Mesih’i resmettiği düşünülen görsel, altın mozaiklerle kaplandı. Osmanlı’nın baş mimarı Mimar Sinan’ın 1570’lerde eklediği istinat duvarlarıyla Ayasofya ihtişamını korumayı başardı. Abdülmecit döneminde, 1847-1849 yılları arasında restore olan Ayasofya’ya Cumhuriyet’in ilan edilmesi ile yeni bir yol çizildi. Ayasofya, Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra Bakanlar Kurulu’nun 24 Kasım 1934 tarih ve 7/1589 sayılı kararıyla müzeye çevrildi. İbadethane olarak yaklaşık 1500 yıl önce inşa edilen Agia Sophia Kilisesi, tarihi boyunca manevi dünyada olduğu kadar iktidar ve güç kavgalarında da anılan yapıtlardan biri oldu. Bizans İmparatorluğundan Cumhuriyet dönemine kadar İstanbul’a tanıklık eden mimari yapı, kilise-cami-müze üçgeninde yine tartışmaların odağına yerleşti.  
...

Makalenin devamını dijital ve basılı dergimizden okuyabilirsiniz. Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alabilirsiniz.
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz