Ebeveyn tutumları

135 Okunma
 Erken çocukluk dönemindeki yaşantıların, kişinin tüm hayatı üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğu, günümüzde birçok psikoloji ekolü tarafından kabul edilmiştir. Bu doğrultuda, erken çocukluk döneminde yapılan ebeveynliğin niteliği önem kazanmaktadır. Senelerdir okul öncesi dönemde anne-babaların çocuk yetiştirme tutumları hakkında yapılan araştırmalarda, farklı ebeveyn özellikleri ortaya konulmuştur. Bu yazıda, en temel üç ebeveynlik tutumundan kısaca bahsetmek istiyorum.

OTOKRATİK TUTUM (CEZACI YAKLAŞIM)
 Cezacı yaklaşımda ebeveynin koyduğu sınırlar nettir, ancak çocuğa seçenek sunulmaz. Bu tutuma sahip ebeveynler çocuğun ayrı bir birey olduğunu ve kendilerinden farklı düşüncelere sahip olabileceği fikrini kabul etmezler. Güç ve kontrolün tamamen ebeveynde olduğu bu tutumda anne/baba, problemleri çözmenin kendi görevi olduğunu düşünür ve kendisini bir dedektif gibi kimin suçlu olduğunu araştırıp, bir yargıç edasında bu suçun cezasını belirlerken bulabilir. Bu tutuma sahip aileler genelde problem çözme yöntemi olarak bağırmak, kıyaslamak, ayıplamak, aşağılamak, fiziksel/duygusal şiddet uygulamak gibi yöntemler kullanırlar. Çok uzun yıllar boyunca en çok başvurulan yöntem olmuş olan bu ebeveynlik şeklinin, çoğu zaman çocuğun istenmeyen davranışını durdurduğu için çok etkili olduğu zannedilse de, aslında bu tutum çocuğa “Kim daha güçlüyse onun söylediği olur” mesajını verir. Çocuk problem çözme becerilerini geliştirmek yerine, iletişimde ve sorunlarını çözmede kırıcı yöntemler öğrenir. Ceza verici ebeveyn tutumuna sahip ailelerin çocukları otoriteye karşı itaatkâr olup ondan çekinirken; otorite baskısı kalktığında genellikle öfke kontrol problemleri, isyankârlık, fiziksel saldırganlık, akran zorbalığı gibi tepkiler geliştirebilirler.

İZİN VERİCİ TUTUM (YUMUŞAK YAKLAŞIM)
 Yumuşak yaklaşımda ebeveynler çocuklara seçenekler sunarlar ancak sınır koyamaz veya koydukları sınırlara sadık kalamazlar. Kendisini çocuğunun mutluluğundan sorumlu hisseden ebeveyn, onun üzülmesine yol açan bir sonucun asla etkin olamayacağına inanır. Sınır koymayı çocuğun bireyselliğine bir müdahale olarak gören anne/baba, çocuğa özgürlük tanımak niyetiyle onun her yaptığını hoş karşılama eğilimindedir. Problemleri genelde ikna yöntemi ile çözmeye çalışır ve sürekli aynı şeyleri söylemekten yorulduğundan yakınır. Güç ve kontrolün tamamen kendilerinde hisseden çocuklar ebeveynlerini nasıl etkileyeceklerini bilirler ve her istediklerini yaptırırlar. Ailesi tarafından böyle bir tutumla yetiştirilen çocuklar etkili problem çözme becerileri kazanmalarının yanında aile ortamının dışında da evde olduğu gibi her istediğini yapabileceğini/ yaptırabileceğini düşünerek disipline ve otoriteye karşı bir direnç oluşturup, sosyal ilişkilerinde sorunlar yaşayabilirler.

Makalenin devamını dergimizden okumaya devam edebilirsiniz. Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alıp okuyabilirsiniz. 

Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz