Deniz korsanlığının Covid-19’dan etkileşimi

279 Okunma
 Uluslararası Denizcilik Örgütü (International Maritime Organization), Denizciliği dünyanın en uluslararası mesleği ve aynı zamanda en tehlikeli mesleklerinden biri olarak tarif eder. Günümüz modern ticari gemilerinde alınan sayısız güvenlik önlemleri ve tedbirleri, gemi sahipleri veya işletmecileri tarafından gönüllüce alınan tedbirler olmamıştır. Bu tedbirlerin tümü kanunlar tarafından klas müesseselerince ve uluslararası örgütlerce konulmuş tedbirlerdir. Bu tedbirlerin birçoğu 20. yüzyıl başlarında zorunluluklar sonucu gerekli görüldüğünden alınan tedbirlerdir. Günümüzde ise korsanlara karşı armatörlerimizin almış olduğu gönüllü tedbirler vardır, korsanlık olayları bir müddet daha güncelliğini koruduğu takdirde bu tedbirler de zorunlu hale dönüşecektir, aynen günümüz ortamında COVID-19 ile ilgili alınan tedbirlerin geleceğin normalleri olacağı gibi… Korsanlık ve COVID-19 konusuna tekrar döneceğim ama gelin önce tarih boyunca denizciliğe zorunlu olarak getirilen tedbirlerin ardında yatan gerçeklere bir bakalım.
 19. yüzyıl başlarına dek gemilere yapılan yüklemeler tamamen gemi sahibinin veya kaptanın insiyatifine bırakılan bir husustu. Bunun sonucu olarak 17 ve 18. yüzyıllarda alabora olan gemilerde hayatını kaybeden denizcilerin haddi hesabı yoktu. Bu herkesin korkulu ruyası idi. Bu durum güneyde Venedik Cumhuriyeti, Kuzey Avrupada ise Hanseatik Ligi’ne üye devletler tarafından alınan tedbirlere kadar devam etti. Bu tedbirlerin başında, Lloyd’s Register of British and Foreign Shipping tarafından 1835 yılında yürürlüğe sokulan aşırı yüklemeyi engelleyen freeboard ve ambar derinliği arasındaki ilişkiyi belirleyen kurallar gelir. İngiliz Deniz Ticarert Kanunu (Merchant Shipping Act ) 1876 yılında Load Line uygulamasını İngiliz gemilerine zorunlu kıldı ancak tam uygulama 1894’te Plimsol Line’in kabulü ile başladı ve 1930 sonra da 1966 Load Line konvansiyonları ile uluslararası arenada kabul gördü.
 DENİZDE KORSANLIK VE SİLAHLI SOYGUNLAR
Denizcilik tarihine adını yazdıran diğer bir riziko ise denizde çatışmalardır. Tarih boyunca çatışmalar sonucu hayatını kaybeden denizcilerin sayısı küçümsenmeyecek derecede çoktur. Çatışmalara karşı ilk tedbirler 18. yüzyıl başlarında gemi inşa alanında başlamış, kayda değer ilk tedbir ise 1850’lerde sac gemilere getirilen çatışma perdesi ve makine dairesi perdesi (Collision Bulkhead & Engine Room Bulkhead) zorunluluğu olmuştur. Bilahare getirilen seyir fenerleri ve işaretleri zorunluluğu 19. yüzyılın ikinci yarısında önem kazanmış ve 1911 Deniz Konvansiyonlari Kanunu (Maritime Conventions Act) ile rafine bir hal almıştır. Zamanla değişen şartlara ayak uyduran çatışma kuralları nihayet 1977’de uygulamaya sokulan 1972 Çatışma Konvansiyonu (1972 Collision Convention) ile günümüzdeki halini almıştır.
 
...

Makalenin devamını dijital ve basılı dergimizden okuyabilirsiniz. Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alabilirsiniz.
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz