Bir kent, bir toplum, bir tarih: İzmir Ermenileri

322 Okunma
Narod Siranuş Minasyan, İzmir Ermeni toplumundan geriye kalan değerli ailelerden birinin üyesi. İzmir ve Kıyı Ege üzerine önemli bir kütüphaneye sahip. Onunla ne zaman karşılaşsam hep İzmir konuşur; ya nadir bir İzmir haritasına ulaşmanın heyecanını paylaşır -ki ayaküstü son karşılaşmamızda sınırlı sayıda basıldığını belirttiği “Osmanlı Dönemi İzmir Planları ve Haritaları” kitabını almıştıya da İzmir’e ait bir efemeranın peşinde Kadıköy sahaflarını adımlıyordur. Öyle ya İzmir’de vaftiz olmuş, sevgili babası, uzun yıllar Bayraklı Saint Antuan Kilisesi’nde diyakon olarak din adamlığı görevinde bulunmuş. Gelin İzmir Ermeni toplumunu bir de Narod Siranuş Minasyan’dan dinleyelim.
 Osmanlı idaresinde İzmir, Aydın Vilayeti İdari Başkenti olarak geçiyor. İzmir Ermenileri bu yapının içerisinde nerede yer alıyordu?
İzmir’in yakın zamanlara dek dayanan tarihinin en ayrıntılı ve geniş sunumları, güncel literatür verileri ve birçok yabancı gezginin kaleme aldığı yazınsal hatıralar ve özellikle de liman şehri olmasından mütevellit ticari yazışmalar içerisinde genelde 16. yüzyıldan itibaren gözde bir görünüm gösterir. Körfez’in iki yanına açılmış kanatlarıyla MÖ 3000 yılında ilk yerleşim yeri olan Bayraklı’sıyla, doğusunda Karşıyaka’sı (Cordelio), kıyı düzlükleri ile körfezin öte tarafında Hatay (Mısırlı), Buca (Bugia) ve Karataş (Melantia) Tepeleri ile Kadifekale (Pagos Dağı) ve küçük dağ sıraları ile çevrili bir kent konumuyla Ege’nin incisidir. İzmir, 18. yüzyıldan başlayarak çok kültürlü demografik yapısı ile bambaşka bir görünüm sergiliyordu. Kendine özgü görünümleriyle farklı yapıları ve etnik kültürleri ile kenti oluşturan mahalleler de kentin simgesel görünümünü dışa vurmaktaydı.
 Günümüz Alsancak’tan (Punta) başlayarak Karataş’a doğru yola çıktığımızda Levanten (Frenk), Rum, Ermeni ve Türk mahalleleri tıpkı bir boyun süsünün zarif boncukları gibi sıralanırken, Kadifekale, Karataş, Hatay ve Güzelyalı (Klazomenia, Klizman) da bu süslemenin son ve ek halkalarını oluşturmaktaydı. İzmir Ermenileri ile ilgili ilk yazılı kayıtlara 1261 yılında Bizans İmparatoru Mihail Paleologos ile Cenova arasında imzalanan bir ticaret antlaşmasında rastlanır. İzmir Ermenileri’nin ilk yerleşim yeri olan Kadifekale kentin en yüksek noktasıdır. Polonyalı Simeon’un “Tarihte Ermeniler” adlı kitabında Kadifekale’de yaşayan Ermenilerin 100 hane olduğunu, biri kale içinde diğeri kale dışında olmak üzere iki kiliseye sahip olduklarını görüyoruz. 1500’lü yıllara doğru Kadifekale’den gelerek, Meles Nehri üzerine inşa edilen Kervan Köprüsü çıkışına yerleşen Ermeniler, Haynots yani (Ermeni Yerleşimi) Mahallesi’ni kurdular. 16. ve 17. yüzyılda yaşanan Celali İsyanları sonucunda Anadolu, Nahçıvan, Karabağ ve Erivan’dan gelen yaklaşık 1000 aile ve yine 17. yüzyılda İran Hükümdarı I. Şah Abbas’ın Güney Kafkasya’da gösterdiği baskılar sonucu kaçarak İzmir’e gelen Ermeniler ile Haynots nüfusu artış göstermiştir. 18. yüzyılda yine özellikle Doğu Anadolu’dan gelen Ermeniler ile sayı çoğalmıştır.
...
Makalenin devamını dijital ve basılı dergimizden okuyabilirsiniz. Paros Dergisini anlaşmalı bayilerimizden ya da web sitemizden online olarak satın alabilirsiniz.
Online Dergimizi Satın Almak İçin - Online Dergi
Size En Yakın Bayi İçin  - Bayilerimiz